Yutmi

Bir tutam pirinç

Haziran 04 2016

Akşam ben yemeğe gitmek yerine pazarı dolaşmayı seçtim. Fotoğraflarda kırmızı şemsiyelerin olduğu, arkasında tapınak görünen cadde pazar yeri. Sanırım orası her saat trafiğe kapalı. Hazır trafik demişken; burada trafik de yok denecek kadar az. Daha çok tuk tuk denen taşıma araçları, motosiklet ve bisikletler var. Pazarda gördüklerimi sizinle Laos’un renkleri bölümünde paylaşmıştım. Bu bölümde de sizi semt pazarına götüreceğim. Yani sebze meyve pazarı… Ama bu pazarda sadece sebze meyve yok :)) Bir tek sıçan ızgarayı fotoğraflamak istemedim onun dışında bakın bakalım daha neler yiyiyor Laos halkı.

Sayfanın devamını oku »

Atlar, yunuslar ve filler

Mayıs 30 2016

Mutlu BudaHanoi’den Laos’a uçakla geçiyoruz. Laos’da ilk şehrimiz UNESCO Dünya mirası olan Luang Prabang. Daha otelin resepsiyon bankosundaki objelerden buram buram din kokan bir ülkeye geldiğini hissediyor insan. Belki gezinin içeriğinden de olabilir, Laos deyince aklıma hep Buda ve tapınaklar gelecek. Aslında Uzak Doğu ülkelerinde bu kaçınılmaz sanıyorum. Ama Vietnam ve Kamboçya’da din bu kadar hissedilir değildi. Bir de akşam kopan fırtına kıyamet… :)

Sayfanın devamını oku »

Önce renkleri gelsin ( Laos )

Mayıs 27 2016

Laos’un gece pazarını gezmek isteyenler buyursunlar. Renklere ve desenlere BA YIL DIM :) Hele bir de özel tasarım el sanatları dükkanı vardı ki… Uzaydan gelmiş bez yaratıklara bakakalıyor insan :)))

Sayfanın devamını oku »

Hoşçakal Vietnam

Mayıs 27 2016

Vietnam’ı terk etmeden sokaklarında, tarlalarında, pazarlarında kısa bir tur atalım ve günlük yaşamı da görelim biraz. Madem sokaktayız, sokak müziği eşliğinde olsun bu gezi de…;)

Yarın Laos’a geçiyoruz. Kamboçya ve Vietnam’a sınırı olan bu ülke, tapınakları, sayısız buda heykelleri, pazarları ve Mongları (Budist rahip adayları) ile çok renkli gelmişti bana. İki gün kaldık ama bir saniyesini boşa geçirmedik. Bakalım siz de sevecek misinizi Laos’u…

Sayfanın devamını oku »

Bir çift palet, bir selam

Mayıs 22 2016

En son gittiğim dalışın üzerinden tam üç yıl geçmiş. Mayıs ayı, benim dalış sezonumun açıldığı bir ay değil aslında çünkü deniz suyu henüz ısınmadı. Su sıcaklığı 17-18 derece… Ama bunca yılın özleminin yanında 17-18 derece ne ki… ben en fazla bir bilemedin iki dalış yaparım derken baktım ki eğitim dalışı var. Yani açılacak üç paketimiz var. Üstelik ben eğitim dalışlarına hiç dayanamam. Üstelik paketlerden biri Yusuf Abi’nin oğluymuş, öyle dedi Boğaç. Şimdiye kadar çok eğitim dalışına katıldım ama Oğuz’un oğlu Eren’den sonra bu ikinci özel eğitim dalışı olacak benim için. Sayfanın devamını oku »