Yutmi

Archive for the ‘Gezi’ Category

Hey müstantik müstantik

Salı, Şubat 19th, 2019

Geçtiğimiz hafta sonu Kastamonu, Daday ve Sinop’taydık. Kastamonu’ya üçüncü, Daday’a ikinci (içine ilk), Sinop’a üçüncü gidişim. Yutmoğraf’ı şöyle bir taradım, Kastamonu hakkında da Daday hakkında da bir yazı yazmamışım. Daday’da bir at çiftliğinde kaldığımızı hatırlıyorum da Kastamonu hakkında pek bir şey hatırlayamadım. Ilgaz’ı saymıyorum o kayak merkezinde idi. Belki de bulamadım, zira yazılarıma öyle başlıklar atıyorum ki yazının içinde geçen bir durumla çok ilgili ve vurucu olabiliyor ama sonrasında da bul bulabilirsen. :)) (daha&helliip;)

Yüzünde ne pudra ne boya

Salı, Ocak 1st, 2019

Belki biliyorsunuz, belki bilmiyorsunuz ama ben yeni öğrendiğime göre benim gibi bilmeyen de olabilir, işte onun için paylaşmak istedim. (daha&helliip;)

Bir şehrin söyledikleri

Çarşamba, Aralık 19th, 2018

Hatay’dan döneli üç hafta bile olmadı ama peşi sıra gelen Kapadokya çekimleri, Cermodern’deki sergiler derken Ankara Kalesi’ndeki gecekonduların üzerine Servet Abi’min verdiği metal talaşları da eklenince -ve de yanımda Yutmi Cunyır da olunca- oldu olanlar… Yazılacak yazılar ve düzenlenecek koca bir fotoğraf yığınının içinde kalakaldım. İşte bunun için Antakya’nın ikinci bölümünü yazmaya ancak başlayabildim.

Neyse ki ilk yazıyı kotarmıştım. :)) Bu giriş biraz “sevgili günlük” tadında oldu ama olsun, alışmışsınızdır artık bu hallerime. Zaten Yutmograf biraz da öyle bir yer benim için. Herkese açık günlük “gibi”. :)) (daha&helliip;)

Bir ayarsız, bir deli nehir ve bir barış kenti

Pazartesi, Aralık 3rd, 2018

deniz misali cömertlik,

güneş misali şefkat,

toprak misali tevazu.

Ayarsız insanlar tanıdım hayatımda. Bir şeyi ya çok yapar ya da hiç yapmazlar. Ortası pek yoktur. Eğer ayarsızlığı karşısındakine dokunuyorsa, kimisi akıllara zarar-ziyan, kimisi yüreklere… Ben de az ayarsız değilim hani. (daha&helliip;)

Ölüm kokan bir dalış gezisi…

Salı, Kasım 13th, 2018

IIIĞĞĞ… bu nasıl bir başlık Başak dediğinizi duyar gibiyim. Selçuk’un saçlarının diken diken olduğunu görür gibiyim :)) Tamam sayın avukatım, sakin… Ölüm her canlı için kaçınılmaz bir son değil mi? Doğum kadar doğal değil mi?

Üstelik kimi zaman bizler bile bir şeylerin katili olduğumuz halde nedense ölüm sözcüğü geçtiğinde rahatsız oluyoruz. Neyse bu da bir şey. Hiç rahatsız olmadan öldürmekten çok daha insani olduğu kesin… Başlığın ve girişin neden ölüm üzerine olduğunu buraya kadar okumaya devam edebildiyseniz yazının ilerleyen bölümlerinde görürsünüz. Şimdi biraz yaşamdan konuşalım. 🙂 (daha&helliip;)