Yutmi

Bir şehrin söyledikleri

Aralık 19 2018

Hatay’dan döneli üç hafta bile olmadı ama peşi sıra gelen Kapadokya çekimleri, Cermodern’deki sergiler derken Ankara Kalesi’ndeki gecekonduların üzerine Servet Abi’min verdiği metal talaşları da eklenince -ve de yanımda Yutmi Cunyır da olunca- oldu olanlar… Yazılacak yazılar ve düzenlenecek koca bir fotoğraf yığınının içinde kalakaldım. İşte bunun için Antakya’nın ikinci bölümünü yazmaya ancak başlayabildim.

Neyse ki ilk yazıyı kotarmıştım. :)) Bu giriş biraz “sevgili günlük” tadında oldu ama olsun, alışmışsınızdır artık bu hallerime. Zaten Yutmograf biraz da öyle bir yer benim için. Herkese açık günlük “gibi”. :)) Sayfanın devamını oku »

Adını siz koyun

Aralık 11 2018

Kelimelerin yetmediği kareler vardır hayatta, onların en güzel eşlikçisi müziktir. Hatta bu ses karşısında kim kime eşlik edecek bilmiyorum. Ben öyle doyamadım ki bu sese, bu sefer onunla başlayıp onunla bitirmek istedim. Fotoğraflar Yutmi Cunyır’dan, müzik Darya Dadvar’dan. Darya için teşekkürler Ulaş.  🙂

Sayfanın devamını oku »

Bir ayarsız, bir deli nehir ve bir barış kenti

Aralık 03 2018

deniz misali cömertlik,

güneş misali şefkat,

toprak misali tevazu.

Ayarsız insanlar tanıdım hayatımda. Bir şeyi ya çok yapar ya da hiç yapmazlar. Ortası pek yoktur. Eğer ayarsızlığı karşısındakine dokunuyorsa, kimisi akıllara zarar-ziyan, kimisi yüreklere… Ben de az ayarsız değilim hani. Sayfanın devamını oku »

Onlar da olmasalar…

Kasım 17 2018

Sararıp dökülmeden önce kızaran yapraklar ki onlar

Şan verdiler ortalığa bütün bir sonbahar

Nesye ki en sevdiğim mevsimi bu yıl kaçırmadım. Sonbahar için hep hüzünün mevsimi derler. Oysa sonbahar da benim hissettiğim bir çeşit özgürlük duygusudur. Sayfanın devamını oku »

Ölüm kokan bir dalış gezisi…

Kasım 13 2018

IIIĞĞĞ… bu nasıl bir başlık Başak dediğinizi duyar gibiyim. Selçuk’un saçlarının diken diken olduğunu görür gibiyim :)) Tamam sayın avukatım, sakin… Ölüm her canlı için kaçınılmaz bir son değil mi? Doğum kadar doğal değil mi?

Üstelik kimi zaman bizler bile bir şeylerin katili olduğumuz halde nedense ölüm sözcüğü geçtiğinde rahatsız oluyoruz. Neyse bu da bir şey. Hiç rahatsız olmadan öldürmekten çok daha insani olduğu kesin… Başlığın ve girişin neden ölüm üzerine olduğunu buraya kadar okumaya devam edebildiyseniz yazının ilerleyen bölümlerinde görürsünüz. Şimdi biraz yaşamdan konuşalım. 🙂 Sayfanın devamını oku »