Yutmi

DÜNYA’DA BİR YERDEYİZ BİZ ( MALDIVLER I.Bölüm)

Ağustos 12 2008

Öncelikle şunu belirtmek isterim ki bu yazıdaki hiç bir fotoğraf bana ait değildir. Dalış arkadaşlarımdan topladığım fotoğraflardır. O zaman ben fotoğraf çekmeye başlamamıştım 🙂

Maldivler’e gitmeye iki gün kaldı ama hala heyecanlanmıyorum… Son gün gelen fırtına ve yağmur haberleri, bu heyecansızlığımı daha da katlıyor. Bir üşengeçlik, bir isteksizlik ki nasıl, size anlatamam. Sayfanın devamını oku »

MALDIVLER II.Bölüm

Ağustos 11 2008

İkinci gün herşey yerli yerine oturmuştu. Hem ana teknemize hem de dalış teknemize yerleşmiş, dalış gruplarımızı belirlemiştik. Dalış teknesi görünüşünden beklenmeyecek kadar kullanımı pratik bir tekneydi.Alüminyum tüplerimize dalış ekipmanımızı bir kere bağlayıp, teknenin her iki tarafında bulunan yerlerine yerleştirdikten sonra -dalışlar hariç- gezi sonuna kadar hiç yerinden oynatmadık. Dalıştan çıktıktan sonra yalnızca regülatörün 1. kademesini söküp, BC de tüpe bağlı olduğu halde öylece bırakıyorduk. Dalış teknesinde kompresör vardı ve tüpler yerindeyken dolduruyorlardı. Böylece tekrar dalış için tekneye bindiğimizde yalnızca regülatörün 1. kademesini tüpe bağlamamız yeterli oluyordu. Sayfanın devamını oku »

MALDIVLER III.BÖLÜM

Ağustos 10 2008

Maldivlerde 3 günü geride bıraktık. Bugün “Beş Kayalar” adı verilen biryerde dalacağız. Bir daire çizin ve dairenin çemberine beş tane büyükçe kaya yerleştirin. Kayaların her biri yaklaşık bir evin salonu büyüklüğünde. Maldivlerdeki enteresan dalış bölgelerinden biri. Beş kayanın etrafı balık açısından zengin. Kayaların alt girintilerinde büyük orfozlar var. Ama bu bölgenin benim aklımda kalan, en canalıcı noktası akıntısı. Bu beş kayanın ortası nasıl akıyor biliyor musunuz… Ben orta yere geldiğimde akıntı çubuğumu sapladım bayrak gibi salınarak bekliyorum. Biraz yanımda Kubi de aynı şekilde. Azıcık soluklanıp kayaların etrafını tavaf etmeye devam edeceğim. Tam o sırda Sekerim gelip beni kolumdan yakaladığı gibi büyük kayanın arkasındaki akıntısız bölüme geçiriveriyor. Oh ne rahatmış. Dedim ya sayesinde çok konforlu dalışlar yaptım, Allah herkese Şekerim gibi bir badi nasibeyesin… Bu arada yanda fotoğrafını gördüğünüz kişi namı diğer Şekerim olan Oğuz Aroymak ve durduğu yer de demin bahsetmiş olduğum yer. Öyle sakin duruyor ki sanırsınız ben bu yazıyı başka bir yer için yazıyorum. Sayfanın devamını oku »

Kan Ter İçinde

Ağustos 09 2008

Gecen aya kadar bir binanin yikimi suruyordu bizim oralarda. Evet yalnis yazmiyorum bina yapimi degil yikimi yapiliyordu. Bahcelievlerin eski binalarindan biri daha yikilyordu…. Her sabah evden ise yuruken asama asama izledim binanin yikilisini. Binayi yikan isciler buyuk bir titizlikle calisiyorlardi. Once kapi pencere kasalarini sokup duzgunce bahceye yerlestirdiler. Daha sonra yikim sirasinda cikan insaat demirlerini ozenle bir kenara istiflediler. Sayfanın devamını oku »

Kas’a 2008’in ilk dalisi

Mayıs 19 2008

19 Mayis dalisi benim icin 2008’in ilk dalisi oldu. Gecen senenin aksine bu sene -sanirim Ankara’da cok usudugum icin- hic kis dalisina gitmemistim. Nasil ozlemisim… Zaten iki gun kala icimdeki ses hadi hadi demeye baslamisti. Ben bu sesi hep ici buz dolu bir surahinin veya bardagin cikardigi sese benzetirim. Hani yururken buzlar birbirine ve icinde bulunduklari kaba carparak tikirdar ya iste oyle… O ses bana hep bir sabirsizligi, bir heyecani, bir neseyi cagristirir. Neyse bu sese takilmayayim simdi cunku aklima baska seylerde geliyor onlari da yazarsam dalisi anlatmaya yer kalmayacak 🙂 Sayfanın devamını oku »