Yutmi

Bir ayarsız, bir deli nehir ve bir barış kenti

Aralık 03 2018

deniz misali cömertlik,

güneş misali şefkat,

toprak misali tevazu.

Ayarsız insanlar tanıdım hayatımda. Bir şeyi ya çok yapar ya da hiç yapmazlar. Ortası pek yoktur. Eğer ayarsızlığı karşısındakine dokunuyorsa, kimisi akıllara zarar-ziyan, kimisi yüreklere… Ben de az ayarsız değilim hani. Sayfanın devamını oku »

Onlar da olmasalar…

Kasım 17 2018

Sararıp dökülmeden önce kızaran yapraklar ki onlar

Şan verdiler ortalığa bütün bir sonbahar

Nesye ki en sevdiğim mevsimi bu yıl kaçırmadım. Sonbahar için hep hüzünün mevsimi derler. Oysa sonbahar da benim hissettiğim bir çeşit özgürlük duygusudur. Sayfanın devamını oku »

Ölüm kokan bir dalış gezisi…

Kasım 13 2018

IIIĞĞĞ… bu nasıl bir başlık Başak dediğinizi duyar gibiyim. Selçuk’un saçlarının diken diken olduğunu görür gibiyim :)) Tamam sayın avukatım, sakin… Ölüm her canlı için kaçınılmaz bir son değil mi? Doğum kadar doğal değil mi?

Üstelik kimi zaman bizler bile bir şeylerin katili olduğumuz halde nedense ölüm sözcüğü geçtiğinde rahatsız oluyoruz. Neyse bu da bir şey. Hiç rahatsız olmadan öldürmekten çok daha insani olduğu kesin… Başlığın ve girişin neden ölüm üzerine olduğunu buraya kadar okumaya devam edebildiyseniz yazının ilerleyen bölümlerinde görürsünüz. Şimdi biraz yaşamdan konuşalım. 🙂 Sayfanın devamını oku »

Zavallı…

Ekim 31 2018

Heykeltraş: Jorge Marin

 

 

Kim !?…

O mu;

ben mi?-

                   O.Aruoba

 

 

Bir dinazor yıllar sonra dalışa giderse

Ekim 23 2018

Samandağ’a ilk defa gidiyor olmanın biraz heyecanı biraz da utancı vardı üzerimde. Bu bölgede ilk defa dalacağım için heyecanlıydım ama, onca yer gezip, Hatay’ı ve Samandağ’ı görmediğim için de biraz utanıyordum. Yine de bu bir başlangıç olsun ve bir dahaki sefere size buralardan başka yazılar ve fotoğraflarla da geleyim. Hatta şimdiden Kasım ayında yeniden buralara gelmeyi planladım bile. Sayfanın devamını oku »