Yutmi

Michelangelo

Ekim 18 2004

Güzel sanatlar icinde heykel sanati, ozellikle de mermer heykeller ve onlarin hikayeleri beni hep farkli etkilemistir. Kilden, camurdan heykel yaparken sizi sinirlayan bir sey yoktur, malzemeyi ve hayal gücünü kullanmakta serbestsinizdir. Resim de oyle, seramik de…. Oysa mermerin bir heykeltirasin ellerinde canlanmasi beni hep buyulemistir.

Gecen aksam gece yarisi, TRT 2’de Michelangelo’nun eserleri ve hayat hikayesi ile ilgili bir programa takildim. Programda ayni zamanda Michelangelo’nun Davut heykelinin hikayesini, canlandirma seklinde Michelangelo’nun agizindan anlattilar. (Floransa’da, 1504 yilinda, 2,5 yillik bir calismanin sonunda yekpare bir mermerden yapilan Davut heykeli 4,34mt yuksekligindedir)

Programi segrederken, mermerden heykel yapmanin cok farkli olduguna bir kez daha inandim….. Kafanizda tasarladiginiz seye uygun tasi bulmaniz lazim. O tasi bulduktan sonra dahi o tasin ozelliklerine uygun hareket etmeniz gerekir…… Sonra Ahmet Altan’in “Bir Insan Yapmak” adli oykusu geldi aklima. Ertesi gun o oykuyu bir daha okudum. Hayir, o oyku de farkli yonden bir yaklasim var, orada bir insan yapmaktan soz ediliyor…. merak edenler icin Ahmet Altan’in “Bir Insan Yapmak” adli oykusunu ayrica gonderiyorum.

Mermerden heykel yapmak ise bana bir insani kesfetmeyi, o insanin icindeki guzellikleri incelikleri bulup cikartmayi, ozune inmeyi dusunduruyor. Mermer tek parca olarak cikiyor ocaktan karsiniza, ebatlariyla oynama sansiniz yok… nasil ciktiysa oyle. Ince kilcal damarlari var…. onlari dikkate almazsaniz yapacaginiz heykeli tamamen kaybedebilirsiniz. Dogal lekeleri var sonra, onlari da dikkate almak gerek, yoksa yarali bir yuz yaratmak icten bile degil. Michelangelo figuru bloga uyduruldugunu ve ince kilcal damarlarin heykeltraslari cileden cikarttigini soyluyor. Ayrica mermer dar oldugu icin hareket edecegi yerin az oldugunu ve bu nedenle hic hata payi olmadigini aciklarayarak ekliyor “Davut bu mermer blogun icinde hapis, tek yapacagim onu serbest birakmak!”.

Iste butun sihir, yetenek, guc -adina ne derseniz deyin- o tastan dogru insani cikartmak. Dogru tasta dogru insani aramak…… Mesela Davut’un hayat buldugu bir tastan, Rodin’in “Dusunen Adam”ini cikartamazsiniz.

Ne muhtesem bir olay! Bir insanin ozelliklerini anlayarak, bilerek ona yaklasmak, sabirla ve nasil tasin fazlaliklarini atiyorsa sanatci, hatalarini, olumsuz ozelliklerini, kaba taraflarini bir kenara koyarak, icindeki o guzelligi kesfetmek ne muhtesem!

Michelangelo’nun meryem heykelinde ise tas ipege donusuyordu. Meryemin basina orttugu ortu tum detaylariyla, inceligi ve yumusakligiyla insani saskina ceviriyordu.

Bir tas, ipek yumusakligina donusebiliyorsa ve 2,5 yillik bir calismanin sonunda Davut o tastan siyrilip cikabiliyorsa eger, yeterli sabir ve ozen gosterdiginizde, bir insanda neler kesfedebileceginizi, tipki Michelangelo’nun o tasin icinden Davut’u bulup cikartmasi gibi sizin de bir insanin ozunu bulup cikartabileceginizi hic dusundunuz mu? ….

Sevgiler,
Basak

Yorum Yazın