Yutmi

Uğurlar Olsun…

Ocak 24 2012

Bugün Uğur Mumcu anılıyor. Öncelikle Uğur Mumcu ve onun gibi bugün aramızda olmayan tüm aydınlık insanları ben de saygı ile anıyorum…
Bugün sizlerle, çok saygı duyduğum, sevdiğim ve değer verdiğim bir insanın, İnci Gökmen’in bugünkü yazısını paylaşmak istedim. Kendisini tanıdığım için, ne kadar yürekten gelerek, hissederek yazdığını biliyorum.
Düşüncelerine ve dileklerine tüm kalbimle katılıyorum…
Ayrıca üslubundaki kendisini dışında bırakmayan -ki bu onun için pek de mümkün ama O mütevazi bir insandır- “biz” yaklaşımını çok takdir ediyorum. Keşke hepimiz O’nun gibi -yalnızca yazılarda değil- tüm samimiyetimizle, kendimizi de dışında bırakmadan, önce kendimizden başlayarak bakmayı becerebilsek…

Bence en büyük sorunlardan biri de bu. Birşeyleri düzeltmek için önce kendi içimize -hiç olmazsa bize tutulan aynalara- bilinçli bir biçimde, cesurca ve dürüstçe bakmayı başarabilmek. Ve unutmamak gerek ki aynalar her zaman güzel olanı göstermez. İşte işin zor olan tarafı da budur. Aynalardakilerin, yanılsamamı gerçek mi olduğunu ise bir tek biz bilebiliriz. Kendimizi bir tek biz kandırabiliriz 🙂

Sizi İnci Hoca’nın yazısı ile başbaşa bırakıyorum.

Uğur Mumcu’nun anısına…Uğurlar Olsun

 

Bugün Uğur Mumcu’nun öldürülüşünün yıldönümü,
Zaman ne çabuk geçiveriyor…,
24 Ocak 1993….
Cenaze törenini,
sonraki yıllardaki anma etkinliklerini
yakalananları, salıverilenleri, açılan-kapanan dosyaları
diğer faili meçhulleri anımsıyorum.
Ölenlerin her biriyle, içim yandı, bir yerlerimin eksildiğini hissettim.
Hele de faillerinin “meçhul edilisini” hiç ama hiç kabullenemedim.

Gelinen nokta koskoca bir hiç!!!!

2012 yılının faili meçhul cinayetlerin aydınlandığı
ve
artık tümüyle bittiği,
bir sene olmasını çok çok istiyorum!!!!

Nasıl yaparız da ölüm, işkence, hapis, kötü muamele vs. olmadan
düşüncelere düşüncelerle, sözlerle, yazılarla…
ve geliştireceğimiz daha güzel, daha barışçıl
ve insani yöntemlerle
karşı çıkmanın da mümkün olabileceğini
gösterebiliriz!!!!

Sanırım olanların ana nedenlerinden birisi korkularımız.
Oysa pek çok durumda korkularımızın boş olduğunu da görüyoruz.

Ah bir karşımızdakine sorular sorabilsek!!!
ve sonra onu can kulağıyla dinleyebilsek!!!
O zaman zihnimizdeki korkuların çoğunun geçmişteki yaşadıklarımızdan
esinlenerek yazdığımız hikayeler olduğunu göreceğiz.

Ne olur daha çok diyaloğa,
birbirimizi daha çok dinlemeye,
anlamaya
çalışalım.”

inci

“Uğurlar Olsun…” için 1 Yorum

  1. Geçkin Gezgin Diyor ki:

    “Nasıl yaparız da ölüm, işkence, hapis, kötü muamele vs. olmadan düşüncelere düşüncelerle, sözlerle, yazılarla…
    ve geliştireceğimiz daha güzel, daha barışçıl
    ve insani yöntemlerle karşı çıkmanın da mümkün olabileceğini gösterebiliriz!!!!”
    Bunu yapabilmek için önce yıkmak gerek. Bunun da barışçıl yollardan olması olası değil…
    Bunun örneklerini ülkemizde ve dünyada çok yaşadık ve hala da tanık olmaktayız…
    Dünyada en önemli örnek, Şili örneğidir bence. Allende barışçıl yollarla iktidara geldi ve ülkesi insanı için her şeyin en iyisini gerçekleştirme çabasına girdi. Ancak, güçle gelmediği için vahşi kapitalizm adına yaraşır şekilde onu ve kurmak istediği düzeni yok etti. Binlerce pırıl pırıl insanı katletti…
    Sizin gibi uygar, insancıl ve hoşgörülü insanlarımız bu işlerin barışçıl yoldan gerçekleşebileceği umudu ve arzusu ile hep çaba sarfettiniz. Ama sizlerden, ve bizden, sürekli aldılar ve hiç vermeye yanaşmadılar.
    Bu alışveriş o boyutlara geldi ki artık zor kullanmadan insanca, barış ve karşılıklı saygı içinde yaşamak olanaksızlaştı. Zira bizlerin artık talep edecek hiç gücü kalmadı. Ve vahşet tüm saldırganlığı ile elini yaşamımızın her köşesine fütursuzca sokmaya devam ediyor, bunun dozajı da gün be gün artıyor…

Yorum Yazın