Yutmi

8.Sayı (Ağustos 2014)

Bazen insan coşup taşarken bazen de ulaştığı bir gölün dinginliğinde olmak ister. Sanırım Ağustos, Yutmoğrafya için öyle bir ay olacak. Katıldığımız Wittgenstein seminerinden başka sizlerle paylaşabileceğimiz -Yutmi ile benim yaptığım- bir iki gün İstanbul’a gitmek dışında pek bir şey olmadı doğrusu. Wittgenstein’ı da Aklımın Keçilerine saklıyorum biraz. Ama yine de bana gelen müzikler ve animasyonlardan hoşuma gidenleri sizinle paylaşabilirim :) Bir de şu sayfanın başındaki karikatürü… Hiç böyle bir dostunuz oldu mu?  :)

Bir de bir sokak röportajı sırasında, bir amcanın okuduğu bir şiiri… Genco Erkal’dan sonra dinlediğim en güzel, en içten yorum. Bakalım siz nasıl bulacaksınız?

Önce güzel bir müzikle başlayalım, İstanbul’da çok güzel duvar resimleri gördüm belki sizin de ilginizi çeker. Nerede mi? Karaköy’ün arka sokaklarında… Sonra da aşkı -demeye de dilim varmıyor, bir ilişkiyi mi desem?- anlatan bir çizgi animasyonla devam edelim. Arada İstanbul Modern’den bir kaç ayrıntı bakarız… Amcayı sona bıraktım. Neden mi? İşte…

Farklı bir bakış açısı ile… 😉

 


“8.Sayı (Ağustos 2014)” için 7 Yorum

  1. yasemin şenyurt Diyor ki:

    Farklı bakış açısı da animasyon da çok güzel…
    Hiç böyle bir dostunuz oldu mu diye sormuşsun ya cevabım evet.
    Ulaştığı gölün dinginliğinde olmak meselesi benim gibi heyecanlı bir bünye için kolay değil :)
    Yine güzel, yine güzel Yutmoğrafya.
    Sağol Başak

  2. Zeynep Diyor ki:

    Kendime geldim be Yutmi! Oh! Dünyada baktığını güzel gören insanlar ve onları bakışıyla daha da güzelleştirenler olduğunu bilmek ne güzel…ferahlatıcı ve huzur verici… Teşekkürler ve sevgilerle…

  3. Nur C Diyor ki:

    Hepsi cok cici yine. Balonlar birlikte artık ne güzel…:-)

  4. basak Diyor ki:

    :)) Teşekkür ederim Zeynep’cim :) Bununla birlikte şu an üzerine çalıştığım, hatta bitirip Aklımın Keçilerine henüz koyduğum yazıyı bir görsen, o huzurdan eser kalmayabilir :)))
    Hay allah ne kadar çok güldürdün beni anlatamam. Yani yazı ile senin yorumun eş zamanlı gelince… :)))
    Yazının adı “ben görevimi yaptım”. Hatta yazıyı gönderirken de “çok can sıkıcı bir yazı” başlığı ile gönderirim diyordum kendi kendime… :))))
    Neyse ben yine de Yutmoğrafya’dakileri beğendiğine çok sevindim.

  5. nazım Diyor ki:

    harika gerçekten başak’cık……
    eline sağlık…

  6. gulgun Diyor ki:

    Karakoy’un duvar resimlerine bayildim. Eski dostum Piyale’nin karikaturlerini yeniden gormek cok hosuma gitti. Bu arada Melody Gardot’un “Our love is easy” parcasini dinlemenizi tavsiye ediyorum. Daha dinlemediyseniz tabii.

  7. ibrahim şepitci Diyor ki:

    Teşekkür ederim Başak, sayende bir an da olsa boyut değiştiriyorum. Müzik, animasyon, fotoğraf ve karikatürlerle, hayatta sanatında duygunun da olduğunu hissetmek çok güzel. Balon karikatüründen olumlu duygular çıktığı gibi bazen hayatta paylaştıklarımızın birer “balon” gibi olduğunu düşününce…canım sıkılmadı da değil :( ….duvar resimlerinde de kasveti görmezden gelemedim, müzik şahane :) soma paylaşımı ise beni tekrar ölümler, siyaset ve rakamlar üzerinde insanların ne kadar kafalarının karıştırıldığını görmek oldu. Bunda biraz grip biraz da garip olmamın etkilerinin olduğunu düşünüyorum :)

Yorum Yazın